BİRİMLERİMİZ » KALP DAMAR CERRAHİSİ » KORONER - MİNİMAL İNVAZİV » 

KORONER MİNİMAL İNVAZİV

Kalp ve Damar operasyonları yüksek teknolojinin kullanıldığı ameliyatlardır. Teknolojideki gelişmeler sayesinde eski yıllarda hayal bile edemediğimiz operasyonları bugün rahat bir şekilde yapabilmekteyiz. Bu arada halihazırda yapılmakta olan ameliyatların hastalar açısından daha konforlu yapılabilmesi, hastanede kalış süresinin kısaltılması, hastaların daha hızlı normal yaşama dönebilmesi de yine teknolojinin sürekli arayış içinde olmasını gerektirir. Bu arayışların sonucu olarak günümüzde özellikle karın bölgesinde yapılan birçok ameliyat üç küçük delikten kamera ile yönlendirilen cerrahi aletlerin yardımıyla rahatça yapılabilmektedir. Akciğerler üzerinde de yapılan işlemlerin önemli bir kısmında bu tür uygulamalar yapılabilmektedir. Kalp ve damar sistemi üzerinde yapılan cerrahi müdahaleler işlemin riski, dolaşımın kalp akciğer makinası kullanılarak yapılması, herhangi bir komplikasyon durumunda ciddi hayati tehlikelerin ortaya çıkabiliyor olması “ minimal invaziv” diye bilinen bu yöntemlerin kalp ameliyatlarında kullanılmasını biraz daha geciktirmiştir.


 Son yıllarda kalp cerrahisinde “ minimal invaziv “ yöntemler gittikçe artan sayıda kullanılmaktadır. Kalp içindeki deliklerin kapatılmasında, mitral ve triküspit kapak ameliyatlarında, göğsün sağ tarafında meme altından yapılan 5-7 cm.lik bir kesi çoğunlukla işlemi yapabilmek için yeterli olmaktadır. Aort kapak üzerinde yapılacak işlemler için orta hatta yine küçük bir kesi ile işlem yapılabilir. Bazı bypass ameliyatlarında da göğsün sol tarafından veya kaburgaların hemen altından yapılan küçük kesiler kullanılmaktadır.


 Bypass ameliyatları diğer kalp ameliyatlarından oldukça farklıdır. Diğer ameliyatlarda genellikle kalpte yapılacak işlem kalbin belli bir yerindedir ve hedef bölgeye yukarıda anlatıldığı gibi bir kesi ile ulaşmak mümkündür . Halbuki bypass yapılacak koroner damarlar kalbin çeşitli yerlerindedir. Bu nedenle kalbin sağında , solunda ve arkasında yapılacak bypasslarda hedef noktalara tek bir küçük kesi ile ulaşmak her zaman mümkün olmayabilir. Normalde kalp ameliyatları yapılırken dolaşım ve solunumu “ kalp akciğer makinası “ denilen bir cihaz sağlar. Hastanın kanı kalbe yerleştirilen kanüller aracılığıyla bu cihaza alınır ve cihaz da oksijenlenen kan tekrar vücuda gönderilir. Bu sırada kalp rahatça durdurulabilir ve kalp üzerinde veya içinde istenilen işlemler gerçekleştirilebilir. Daha sonra kalp tekrar çalıştırılarak kalp akciğer makinasından hasta ayrılır. Kapak ameliyatları veya kalp içi delikler gibi kalbin içinde yapılması gereken ameliyatlar için kalp akciğer makinasının kullanımı bir zorunluluktur. Ancak koroner bypass ameliyatları için böyle bir zorunluluk yoktur. Özellğikle ileri yaşlardaki hastalarda, akciğer böbrek problemleri gibi ameliyatı komplike edebilecek durumlarda bypass ameliyatını rahatlıkla kalp çalışırken yapabilmekteyiz. Bu da hastanın ameliyatı daha rahat tolere etmesini sağlayıp erken dönemdeki riskleri azaltır. Tek veya iki koroner damara yapılacak müdahelerde hastadaki diğer koşullar da uygunsa ameliyat küçük kesilerden kalp çalışıyorken yapılabilir.


 Minimal invaziv , yani küçük kesilerle yapılan kalp ameliyatlarında hastanın kalp ve dolaşım makinasına bağlanması gereken durumlarda genellikle kasık damarları kullanılır. Kasıktaki damarlardan yapılacak girişimler beraberinde bazı komplikasyonları getirebilse de günümüzde büyük bir başarı ile uygulanmaktadır.