HİPERTANSİYON


Hipertansiyonun nedenleri nelerdir?
 

Yüksek tansiyon çok büyük oranda (%95'in üzerinde) genetik faktörlerin de içinde olduğu insan yapısına ait birden fazla faktörün bir arada bulunmasıyla oluşur. Küçük bir kısmından ise (%3-5) böbrek, damar veya hormon hastalıkları sorumludur. Doktorunuz yapacağı muayene ve tetkiklerle, tansiyon yüksekliğinizin hangi grupta olduğunu size söyleyecektir.
 

Yüksek tansiyonun oluşmasındaki faktörler
 

Değiştirilemez Faktörler

 

Kalıtım: Ailesinde yüksek tansiyon hastası bulunan kimselerde hipertansiyon gelişme riski yüksektir. Ancak bu, yüksek tansiyonluların yakınlarında da mutlaka yüksek tansiyon gelişeceği anlamına gelmez. Ancak bu kişiler daha dikkatli olmalıdır.

 

Yaş: Yüksek tansiyon genellikle 35 ile 50 yaşları arasında ortaya çıkar. Ancak bu hastalık daha genç yaşlarda da gelişebilir.

 

Cinsiyet: Yüksek tansiyon 50 yaşından küçük erkeklerde, kadınlara göre daha sık görülür. 50 yaş üstünde ise kadınlarda erkeklere göre sıklığı artar.

 

Şeker hastalığı: Şeker hastalarında yüksek tansiyonun ortaya çıkma riski, şeker hastası olmayanlara göre daha fazladır. Şeker hastalarında hipertansiyonun kontrolü çok daha önemlidir ve çok daha aşağılara çekilmesi gerekir.

 

Değiştirilebilir Faktörler

 

Şişmanlık: Fazla kilolar, kan basıncı üzerinde olumsuz rol oynayarak yüksek tansiyona zemin hazırlar. Bu yüzden fazla kiloların verilmesi, kan basıncının normal düzeye indirilmesine büyük ölçüde yardımcı olur.

 

Sigara: Sigara, yüksek tansiyonun damarlar üzerindeki zararlı etkilerini hızlandırır.

 

Tuz: Yüksek kan basıncı, tuzlu yiyeceklerle daha da yükselir.

 

Stres: Aşırı sıkıntılı bir yaşam biçimi, yüksek tansiyonun ortaya çıkması için zemin hazırlar.

 

Hareketsizlik: Düzenli yapılan egzersiz ve spor, yüksek tansiyonun kontrol altına alınmasını kolaylaştırır.

 

Fazla alkol: Fazla miktarda alınan alkol, damar sağlığı üzerinde olumsuz etkide bulunur.

 

Hipertansiyonun belirtileri nelerdir?

 

         Yüksek tansiyon hastalığının belirtileri, sabahları ense bölgesinde hissedilen ağrı, nefes darlığı, çarpıntı, baş dönmesi, baş ağrısı, sık idrara çıkma olabilir. Daha da önemlisi; tansiyon yüksek, hatta çok yüksek olduğu halde bazı hastalarda hiç bir şikayet olmayabilir.

 

          Kalp hastalıkları ve sağlık problemlerinin en önemli risk faktörlerinden biri de hareketsiz yaşamdır. Günümüz koşulları ne yazık ki insanları daha hareketsiz bir yaşama yöneltmekte ve bunun sonucunda da ciddi sağlık problemleri ortaya çıkmaktadır. Yapılan bilimsel çalışmalarda düzenli yapılan aerobik fiziksel aktivitenin egzersiz kapasitesini arttırdığı ve kalp damar hastalıklarından korunmada rol oynadığını kanıtlanmıştır.

 

          Hareketsiz bir yaşam kalp damar hastalıklarına yakalanma oranını 1.5 ile 2.4 kat artırmaktadır. Bu oran kolesterol yüksekliği, tansiyon yüksekliği veya sigaranın oluşturduğu risk faktörlerine benzerdir.

 

          Aktivitesi az olanlarda yüksek tansiyon gelişme riski %30-50 daha fazladır.

 

         Düzenli yapılan egzersizlerle;

 

Daha sağlıklı olacaksınız

 

    * Kalp damar hastalığınız varsa; düzenli egzersizlerle kalp krizi geçirme olasılığınız azalacaktır.

    * Daha önce kalp krizi geçirmişseniz, düzenli ve belirli bir tempoda yapılan egzersizler başka bir kriz geçirme riskinizi azaltacaklardır.

    * Egzersiz, kan yağlarındaki anormalliklerin düzelmesine, yüksek tansiyonun normale inmesinde, şeker hastalığının (diyabet) ve şişmanlığın (obezite) kontrolünde yardımcı olur.

    * Kalbinizi güçlendirir.

    * Akciğerlerinizin daha iyi çalışmasına yardım eder.

    * Kemikler üzerine kuvvet uyguladığı için kemiklerinizi güçlendirir ve kemik erimesinin gelişimini engellemeye yardım eder.

    * Yürüyüş, kaslarınızı güçlendirir ve eklem esnekliğinizi korumanıza yardım eder. Özellikle romatizması olan hastalarda yürüyüşün kas ve ekleme yönelik faydaları çok önemlidir. Çünkü romatizmaya bağlı hareketsizlik eklemlerde tutukluğa ve kaslarda da zayıflamaya yol açar. Yürüyüş ile kaslar ve eklem çevresindeki yapılar güçlenir, eklemler daha iyi korunur.

 

Kendinizi daha iyi hissedeceksiniz

 

    * Egzersiz daha iyi uyumanızı sağlar ve moralinizi yükseltir.

    * Yaşamın getirdiği stres ve yorgunluk gibi sorunlarla daha iyi başa çıkmanıza yardım eder.

    * Kendine güveni artırır.

    * Yorgunluğa karşı daha dayanıklı kılar, daha az yorulursunuz.

    * Daha enerjik olmanızı ve çalışma hayatınızda daha başarılı olmanızı sağlar.

 

Daha iyi görüneceksiniz

 

    * Fazla kilolarınızdan kurtulmanıza yardımcı olur.

    * İştahınızın kontrol altına almanıza yardımcı olur.

 

VÜCUT KİTLE İNDEKSİ (VKİ)

 

Kilonun durumunu saptamak için çoğunlukla vücut kitle indeksinden (VKİ) yararlanılır. Vücut kitle indeksi vücut ağırlığının boyun karesine bölünmesiyle elde edilir:

 

Vücut Kitle İndeksi (VKİ) (kg/m2)= Vücut Ağırlığı (kg) / Boy (m2)

 

VKİ:

 

<18.5 ise: Zayıf: yani az miktarda vücut yağına sahipsiniz. Eğer atletseniz bu istenebilir bir durumdur; fakat değilseniz zayıf VKİ seviyesi vücut ağırlığınızın düşük olduğunu gösterir ve bağışıklık sisteminizin zayıflamasına sebep olabilir. Eğer VKİ’niz ve vücut ağırlığınız düşükse kas hacminizi artırmak için sağlıklı bir beslenme ve egzersiz yoluyla kilo almaya çalışmalısınız.

 

18.5-24.9 ise: Normal: İdeal miktarda vücut yağına sahip olduğunuz anlamına gelir ve bu da uzun ve ciddi hastalık oranın en az olduğu bir hayat demektir. Aynı zamanda bu oran birçok insanın estetik olarak en çekici bulduğu orandır.

 

25.0-29.9 ise: Hafif Şişman: “İri” sayılırsınız ve diyet ve egzersizle kilo vermenin yollarını aramalısınız. Şu anki kilonuzla çeşitli hastalıklar için risk taşımaktasınız. Beslenme stilinizi değiştirerek ve egzersize daha fazla ağırlık vererek kilo vermelisiniz.

 

>30.0 ise: Obez (Şişman): Sağlıksız bir kilonuz var, bunun getirdiği ve getireceği sağlık sorunlarıyla karşı karşıyasınız demektir. Beslenme stilinizi değiştirerek ve egzersize daha fazla ağırlık vererek kilo vermelisiniz.

 

Vücut Kitle İndeksinizi Öğrenin

 

Bel Çevresi

 

Bel çapınızı (BÇ) belinizin etrafını şerit metre ile ölçerek belirleyebilirsiniz. Karın bölgenizdeki yağ için iyi bir ölçüm olmasının yanı sıra, kalp hastalıklarına eğilim yönünden daha iyi bir kriterdir. Kalp damar hastalıkları riski, BÇ; erkeklerde 102 cm, kadınlarda ise 88 cm üzerine çıkıldığında artar.

 

VKİ ile normal ya da fazla kilolu olarak kategorize edilen insanlar için BÇ ölçümü daha faydalı olabilir. Örnek olarak, kas hacmi artmış bir atletin VKİ’si 25 ten büyük olabilir ki bu da onun VKİ ölçeğinde fazla kilolu olarak görünmesine neden olabilir. Fakat BÇ ölçümüne göre bu atlet aslında fazla kilolu değildir.